oda projesi



Oda Projesi İstanbul’da temellenmiş bir sanatçı kolektifidir. Özge Açıkkol, Güneş Savaş ve Seçil Yersel 2000 yılında çalışmalarını birlikte yürütmeye karar veren grubun üyeleridir. Bir “mekân”da bir arada olma ihtiyacının ardından oluşan Oda Projesi’nin düzçizgisel bir tarih anlayışı içinde anlamlandırılması, “zamanında” yapılan ya da sürmekte olan hareket ve duruşları anlatmada yetersiz kalabilir. Oda Projesi’nin, İstanbul’dan, Galata’da bir mahallenin coğrafyasından, dokusundan ve yaşayanlarından etkilenerek ve onlarla etkileşime geçerek, İstanbul sanat ortamının birbirine benzer koşullarından sıkılarak hareketlenen bir oluşum ve bir sanatçı kolektifi olduğu söylenebilir. 1997 yılında tanışan Özge, Güneş ve Seçil, Galata’da Şahkulu Sokak’ta bir ev kiralarlar. Artan fiyatlar, tarihi bir semt olarak değer kazanan Galata’da yaşama koşullarının değişmesi ile ekip yerinden edilince, mahalelli onlara aynı sokakta boş bir daire gösterir, kiralanan yerde 3 oda, bir mutfak, bir tuvalet vardır, toplam 45m2.
2000 ocak ayında kendilerine Oda Projesi diyen grup, 3 odanın orta odasını herkese açarlar; bu herkes, mahalleli, dostlar, sanatçılar, farklı disiplinlerden insanlar; mekân ve kullanımları, gücü ve potansiyelleri üzerine düşünmek isteyenlerdir. Perec’in “Yararsız Bir Uzama Dair” metni izinde Özge ilk projeyi gerçekleştirir. Odayı boş olarak açar / gösterir; 5 sene boyunca Oda Projesi niyeti, önerileri burada şekillenir ve İstanbul’da, yurtdışında farklı yerlerde, sergilerde, mekânlarda, yayınlarda, radyolarda kendini yaygınlaştırır, değiştirir, dönüştürür. 2005’te mekânımızdan ayrılmak zorunda kalınca komşumuz Fatma Abla “Kızlar, bakın çatısız olmaz bu iş, aç kalır, açıkta kalırsınız, komik duruma düşersiniz” demişti, mahallenin tuhaf komşuları olan Oda Projesi yeni mekânına hemen geçmek istemedi, mekânsız olmanın, başka mekânlar üzerine düşünmenin keyfini çıkarmak istedi. Galata’da ve İstanbul’da artan “güzelleştirme” çalışmalarına kendi konumunu da sorgulayarak bakmak ve bir sanatçının, bir sanat projesinin kent içindeki duruşu üzerine farklı taktiklerle düşünmek için “çatısız” kalmayı tercih etti.
Oda Projesi içinde yer aldığı mahallede, odada, avluda, meydanda, sokakta, sanat galerisinde, gazetede, kitapta, radyoda… üç ayaklı bir ilişki biçimi yaratarak (Oda Projesi / “mekan” sahibi / davetli “misafir” / “komşu”), bu üçlü ilişkiden çıkan sürecin önemine işaret eden ve sonuca önceden bilerek değil yol alırken karar verilen bir dizi proje gerçekleştirmektedir. Genişleyen, büzüşen bir organizma gibi olan Oda Projesi’nin, mekân deneyimleri, farklı dil olasılıkları ve gündelik hayat dinamiklerini ödünç alarak oluşan stratejiler, taktikler geliştiren yapısı sürmektedir.